19 Kasım 2012 Pazartesi

Ah Maria ...




'' Senelerden beri hiç kimseye bir tek kelime söyleyemedim. Halbuki konuşmaya ne kadar muhtacım. Her şeyi içinde boğmaya mecbur olmak, diri diri mezara kapanmaktan başka nedir?
Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında sessizce yan yana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin? ''


Sevgili Raif'in neler hissettiğini seneler sonra anlayabileceğim galiba. Biliyorum zamanlar değişecek, metaforlar değişecek ama defterimi teslim ederken ben de aynı şeyleri hissedeceğim. 


Acaba Maria'yı son bir kez görebilecek miyim?


* Alıntıladığım metin çok sevdiğim Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sından
** Resim ise 5 Centimeters Per Second adlı animasyondan

8 Kasım 2012 Perşembe

Evet, Evet ...

Ben üşengeç biriyim.

Öyle zamanlarım oluyor ki, üşengeçlikten telefonumu şarja dahi takmıyorum. Ya da ne bileyim, mutfağa gidip su içmektense plastik bir yağdanlığı (!) su şişesi yaptım. Yatağımın kenarında tutuyorum.

Bir de yazın yazmaya üşeniyormuşum bunu gördüm. 

Her şeyi bırakalım da yağmurun yağması güzel, bez ayakkabılarımın ıslanması güzel, insanların koşuşturmasını seyretmek güzel.

Bir tek şemsiyem çirkin o da idare eder.



''Rain come down forgive this dirty town

Rain come down and give this dirty town
A drink of water a drink of wine''